4 Tem 2018

Beyoğlu Anılarım - 15


Yine de tüm farklılığımıza rağmen günler rüzgar gibi geçti. Ne birbirimizle yapabiliyor, ne de vazgeçebiliyorduk. Haftasonu görüşmelerimiz artık haftaarasına da taşmıştı. Zaten yaptığım ek işlerden dolayı eve hep geç gittiğim için bahane bulmam çok da zor olmuyordu. İstiklal caddesinde ne unutulmaz anılarımız oldu. Bap kafe vardı hala durur mu bilmem. Arka sokaklarda köhne bir yerdi ama gizli buluşmalar için idealdi. Borsa vardı tam da İstiklal’ in ortasında. Orada yediğimiz peynirli patatesin tadı hala damağımdadır. Hafta sonları da arkadaşıma gittiğim için rahat rahat görüşüyorduk. Kendimi güvensiz de hissetsem, bu aşkı yaşamak beni yaşadığım hayattaki mutsuzluğumdan uzaklaştırıyordu. Sevdiğim gencin gözlerinin yeşili tüm dünyam olmuştu.


Bab Cafe' nin yeni hali

Onu çok seviyor, ama günün birinde kaybedeceğimi ve ellerimin arasından kayıp gideceğini de biliyordum. Her görüşmemizin son olabileceğini hissediyordum. Bir aşkın biteceğini bile bile yaşamak ve vazgeçememek duygusunu ancak bu tecrübeyi yaşayanlar bilir.
O arada yıkıcı bir olay daha oldu. Cadı kaynanası, babamı onun Feriköy’ deki evine taşınmamız için ikna etti. Beyoğlundaki dairemiz çok güzeldi. Büyük, terası olan bir odam vardı ve Adalar’ ı görüyordu. Buradaki evde ise payıma düşen, penceresiz sadece bir yatak ve bir dolap koyacak kadar yeri olan yüklük odasıydı. Eve geldiğim zaman, yine de sığınabileceğim ufacık bir özel alanım olduğu için seviniyordum. Üniversiteye devam edemeyince gazetedeki işimi bırakmadım. Okul arkadaşlarımdan biri de burada işe başlayınca ortam daha eğlenceli olmuştu. Günden güne diğer çalışanlarla da çok yakınlaştım. Evde durmayı sevmediğim için erkenden işe gidiyordum. Büroda stajyer olarak başladım ama kısa sürede redaksyon, baskı, muhabirlik dahil her şeyi öğrendim. İşten öğleden sonra çıkıyor, ders veriyordum geç saatlere kadar. Dersim olmayan günlerde ise sevdiceğimle buluşuyorduk.
İstediklerini yapıp erkenden evlenmediğim için anne kızın bana diş bilediğini biliyordum ama umurumda değildi. Feriköy’ den nefret ediyordum. Beyoğlu’ ndan sonra bu semt bana hapishane gibi geliyordu. Oradaki evimizdeki benden birkaç yaş büyük komşumuzun kızıyla arkadaş olmuştuk ama burada yine yalnız kalmıştım.



Daha sonraları işyerimizde çalışan kadınlardan biriyle arkadaş oldum. Evi bize çok yakındı ve sık sık ona gidiyordum. Kendime babam, karısı ve kayınvalidesinden ayrı bir dünya kurmuştum. Babaannemin ölümünden sonra babamla biraz yakınlaştık. İşyerlerimiz birbirine yakındı, birlikte gidiyorduk sabahları ve hiç etmediğimiz kadar sohbet ediyorduk. Evde yaşadıklarımı anlatmaya başlamıştım. Beni en çok üzen ne biliyormusunuz? Her şeyin farkındaydı. Ama idare etmemi, evde tatsızlık istemediğini söylüyordu. Karısından ayrılmayı zaten aklına bile getirmiyordu. Komik olan, onun da sorunları olmasıydı. Kayınvalidesi ile anlaşamıyordu. Karısı ondan para çalıyordu. Tüm bunlara yaşayıp hala o kadınla evli kalmasını aklım almıyordu. O konuşmalar sırasında, kendi başımın çaresine bakmam gerektiğini ve babamdan pek de hayır gelmeyeceğini anlamıştım.



Görseller google Ara Güler resimlerinden alınmıştır. 


11 yorum:

  1. Babanın farkında olup da katlanmanı istemesi inanılmaz.

    YanıtlaSil
  2. Derya'cığım ilgiyle takip ediyorum seni.

    YanıtlaSil
  3. Babanın durum karşısında kendini çaresiz hissetmesine canım sıkıldı.Bekliyorum tabi ki devamını :)

    YanıtlaSil
  4. Kendini aşırı yalnız hissettiği için,sırf tek kalmamak adına göz ardı mı ediyordu acaba baban Derya abla?Üzüldüm.Zor bi durum aslında...Ama olan hep sana olmuş.Keşke bencil davranmasalardı..

    Hiç kacırmıyorum bu serini devamını merakla bekliyorum❤️

    YanıtlaSil
  5. Sevdiği kişiden kötülük görünce asla unutmaz insan. Ablacığım, çok zor günler geçirmişsin ama o günlerde bile enerjin hep yüksekmiş yine seni yalnız bırakmayan insanlar varmış yanında.:)

    YanıtlaSil
  6. İnsanlar kendi sınavını verirken kendine bağlı ya da zorunlu bir bağı olan kişilerin de sınavını etkiliyor... maalesef

    YanıtlaSil
  7. öf yaaaa yazık sanaaa amaağğğ.

    YanıtlaSil
  8. Yalnızlığın üzerine baba-kız konuşmasının ardından ekstra yalnızlık...

    YanıtlaSil
  9. Bu ses çıkarmama, aman huzursuzluk olmasın muhabbetlerine o kadar gıcığım ki....Bırak olsun arkadaş. Ne olacaksa olsun. Dananın kuyruğu kopacaksa kopsun...

    YanıtlaSil
  10. Derya'cığım. Bu seri beni üzmekle birlikte, şimdiki Derya'yı yarattığı için seviyorum. Her daim mutlu olman dileklerimle canım :)

    YanıtlaSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Start typing and press Enter to search