“Something Very Bad Is Going to Happen” – Gerilim mi, Yoksa İçsel Bir Yolculuk mu?




Netflix’te Something Very Bad Is Going to Happen dizisini izlemeye başladığımda açıkçası başlıktan dolayı biraz klişe bir korku/gerilim bekliyordum. Hani o “bir şey olacak ama ne?” hissi veren yapımlardan… Ama birkaç bölüm ilerledikçe bunun sadece klasik bir gerilim olmadığını fark ettim.

İlk İzlenim: “Tam Olarak Ne İzliyorum Ben?”

İlk bölümde açıkça söylemeliyim ki biraz afalladım. Hikâye yavaş ilerliyor, karakterler sanki bir şey saklıyor ama ne olduğu net değil. Bir yandan “acaba sıkılacak mıyım?” diye düşündüm, diğer yandan da merak duygum ağır bastı. Çünkü dizi tam da bu noktada sizi yakalıyor: cevap vermek yerine soru sordurarak.

Atmosfer: Gerginlik İnceden İnceden İşleniyor

Dizinin en sevdiğim yanı kesinlikle atmosferi oldu. Abartılı korku sahneleri yerine daha çok psikolojik bir gerilim söz konusu. Sessizlikler, bakışlar, küçük detaylar… Beni zaman zaman “bir şey olacak şimdi” diye diken üstünde tuttu ama çoğu zaman o beklenen şey hemen olmadı. Bu da gerilimi daha gerçekçi hissettirdi.

Karakterler: Kusurlu ve Bu Yüzden Gerçek

Karakterlerin mükemmel olmaması hoşuma gitti. Hatta bazılarına sinirlendiğim anlar bile oldu. Ama tam da bu yüzden gerçek geldiler. Kendimi zaman zaman “ben olsam ne yapardım?” diye düşünürken buldum. Bu da dizinin içine daha çok çekilmeme neden oldu.

Tempo Meselesi: Herkesin Seveceği Türden Değil

Dürüst olmak gerekirse, hızlı akan dizileri seven biriyseniz bu yapım size biraz ağır gelebilir. Benim bile bazı sahnelerde “hadi artık” dediğim oldu. Ama sabredince karşılığını veriyor. Özellikle ilerleyen bölümlerde taşlar yerine oturmaya başlayınca “iyi ki bırakmamışım” dedim.

Genel Yorumum: Beklediğimden Farklı Ama Etkileyici

Benim için bu dizi, korkutmaktan çok düşündüren bir yapım oldu. Başlığı kadar “büyük” bir olaydan ziyade, karakterlerin iç dünyasında olan bitenler daha ön plandaydı. Bu da diziyi sıradan bir gerilimden biraz daha farklı bir yere taşıyor. Korku filmlerini pek sevmediğimden ilk başta çekimserdim ama beklediğim olmadı.

Kısacası, eğer yavaş ilerleyen ama atmosferi güçlü dizileri seviyorsanız bir şans verebilirsiniz. Ama “hemen aksiyon olsun” diyorsanız… belki biraz sabır gerekecek 🙂

Bu diziler de ilginizi çekebilir:

Seven Deals

The Big C

6 Yorumlar

Yorumlara link eklemeyiniz tıklanabilir link olan yorumlar yayınlanmaz. Please do not add your links in the comments; they will not be published. And please write only in Turkish, English and German.

  1. Bir kaç diziye ilk giriş bölümleri ve sezonlarında alışamadığım çok oldu benim, ancak sonraki sezon ve bölümlerinde ısınabildim. Sanırım bu da öyle bir şey. Bir bakabilirim, ancak eski gerilim tarzı diziler artık güzel kurgulanmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman aman bir başyapıt değil ancak izlenebilir.

      Sil
  2. amerikan dizilerini izlemiyorum, scarpetta için ayrıcalık yaptım ama onu da sevmedim zaten :) ancaak they will kill you 2026 korku filmi son zamanlarda en iyi bulduğum korku oldu, çok özgün bir korku filmi olmuş :)

    YanıtlaSil
  3. Anlattığından çıkardığım sonuç biraz sıkıcı :) ama Deryacığım harika da olsa seyretmem mümkün değil. Netflix aboneliğim hâlâ iptal durumda. Bilmiyorum tekrar açar mıyım? Kız kardeşim de abla aç yeniden güzel diziler var dedi. :) Bilmiyorum kararsızım...

    YanıtlaSil
  4. Ağır ilerleyen diziler bana biraz sıkıcı geliyor ama yeterince merak uyandırıyorsa devam ediyor insan. :)

    YanıtlaSil
  5. son yazımda diziler vaaar :) özelllikle asa larsson rebecka martinsonu öğütlerims :)

    YanıtlaSil
Daha yeni Daha eski