Hayatımızda bazen öyle insanlar olur ki, yüzümüze gülüp arkamızdan konuşurlar. Ya da açık açık hakkımızda kötü düşünceler taşırlar. Bunu duyduğumuz an içimiz daralır, kalbimiz sıkışır, enerjimiz düşer.
Peki gerçekten birinin bizim hakkımızda kötü konuşması enerjimizi düşürür mü?
Ve daha önemlisi: O kişiyi hayatımızdan tamamen çıkarırsak bu negatif enerjiden kurtulabilir miyiz?
Bu yazıda tam da bu sorunun cevabını birlikte arayalım.
Negatif Enerji Gerçekten Bize Geçer mi?
Birisi hakkımızda kötü konuştuğunda aslında iki şey olur:
- Gerçek olay: O kişi bir şey söylemiştir.
- Bizim içsel tepkimiz: Biz bunu duyar, anlam yükler ve zihnimizde büyütürüz.
Bizi asıl yoran çoğu zaman ikinci kısımdır.
“Acaba haklı mı?”,
“Başkaları da böyle mi düşünüyor?”,
“İtibarım zedelenir mi?”
Bu düşünceler zihnimizde dönmeye başladığında enerjimiz düşer. Yani negatiflik çoğu zaman dışarıdan değil, içeride büyür.
O Kişiyi Hayatımızdan Çıkarmak Çözüm mü?
Bazen evet.
Eğer biri sürekli:
- Dedikodu yapıyorsa,
- Sizi küçümsüyorsa,
- Sınırlarınızı ihlal ediyorsa,
- Varlığıyla huzurunuzu bozuyorsa
o kişiyi hayatınızdan çıkarmak bir öz saygı göstergesidir.
Çünkü herkes hayatımızda kalmayı hak etmez.
Ancak burada önemli bir nokta var:
Birini hayatımızdan çıkarmak, otomatik olarak iç huzuru garanti etmez.
Eğer içimizde hâlâ:
- Öfke,
- Kırgınlık,
- İspat etme isteği,
- “Keşke böyle olmasaydı” duygusu
varsa, o kişi fiziksel olarak hayatımızda olmasa bile zihinsel olarak hâlâ bizimle demektir.
Yok Saymak Negatif Enerjiyi Engeller mi?
Yok saymak iki şekilde olur:
1. Bilinçli Sınır Koyma
“Bu kişinin düşüncesi beni tanımlamaz.”
“Onun söyledikleri onun karakterini gösterir.”
Bu bilinçle yapılan mesafe koyma gerçekten özgürleştiricidir.
2. Bastırma
“Umurumda değil.” deyip aslında içten içe üzülmek.
Bu durumda negatif enerji kaybolmaz, sadece bastırılır. Ve başka bir anda patlak verir.
Gerçek Güç Nerede?
Gerçek güç şurada başlar:
- Kendini tanımakta,
- Kendi değerini bilmekte,
- Herkes tarafından sevilmenin mümkün olmadığını kabul etmekte.
Şunu unutmayalım:
Sizi sevmeyen birinin varlığı, sizin değerinizi azaltmaz.
Bazı insanlar sizi anlayamaz.
Bazıları sizin ışığınızdan rahatsız olur.
Bazıları da kendi mutsuzluğunu başkasını küçülterek hafifletmeye çalışır.
Bu onların sorunudur. Sizin değil.
Peki Ne Yapmalıyız?
✔ Gerekiyorsa ve mümkünse hayatınızdan çıkarın.
✔ Sınırlar koyun.
✔ Dedikoduya cevap vermek zorunda olmadığınızı bilin.
✔ Kendinizi savunmanız gereken yer ile sessiz kalmanız gereken yeri ayırt edin.
Ama en önemlisi:
Enerjinizi başkasının zihnine değil, kendi hayatınıza yatırın.
Sonuç: Negatif Enerji Nerede Başlar, Nerede Biter?
Birini hayatımızdan çıkarmak dış kapıyı kapatmaktır.
Ama iç kapıyı kapatmak bizim işimizdir.
Eğer içimizde huzur varsa, başkasının sözü rüzgâr gibi geçer.
Eğer içimizde yara varsa, en küçük söz bile fırtınaya dönüşür.
Bu yüzden belki de asıl soru şu:
Onu hayatımdan çıkarmalı mıyım? değil,
Onun sözleri neden beni bu kadar etkiliyor?
Gerçek özgürlük, başkasının düşüncesinden bağımsız yaşayabildiğimiz yerde başlar.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bence başkalarını çekiştirmek ve kötülük düşünmekle zamanlarını harcayan insanlar çok zavallı. O zamanı kendilerini geliştirmeye harcasalar onlara da daha fazla katkısı olur.
Bu konular da ilginizi çekebilir:
Şansı Beklemek Mi, Şansı Yaratmak Mı
Haksızlığa Uğradığımda Hissettiklerim ve Çaresizlikle Başetmek



Ahah! Hiç sevmediğim tipler. Gereksizler.
YanıtlaSil