Kahve Konuğum - Makbule Abalı

 ''Bir yastık arıyorum kuş seslerinden

mühim değil sonrası''

İbrahim Tenekeci

Bugün hem çok eski bir blog arkadaşımız emekli rehber öğretmen Makbule Abalı' yı kahveye konuk etmek istedim. Makbule hanım, okumayı, yazmayı, çiçekleri ve doğayı çok seviyor. Duygu dolu, özenle yazılmış blog yazılarını okumak çok keyifli.


Uçun Kuşlar benim için bir blogdan çok daha fazlası. Her yazıyı okuduğumda sanki yazarla karşılıklı oturup sohbet ediyormuşuz gibi hissediyorum. Hayata, zamana, insana ve anılara dair söylenenler çok tanıdık, çok gerçek. Abartı yok, yapaylık yok; kelimeler olduğu gibi, içtenlikle akıyor.

Bu blogda kendimi yavaşlamaya davet edilmiş hissediyorum. Düşünmeye, hatırlamaya, bazen susup sadece hissetmeye… Yazılar bana şunu hatırlatıyor: Hayat aceleye gelmemeli, yaşanan her anın bir değeri var. Uçun Kuşlar, ruhuma iyi gelen, içimde sakin bir iz bırakan nadir bloglardan biri.

Ayrıca 2014 yılında yayınlanan kitabından da biraz bahsetmek istiyorum. 

Geriye Kalan '' Alzheimer' lı Bir Hastanın Yakını Olmak'' kitabı hakkında


Yaşamın her evresi, kendine özgü renkleri ve duygularıyla akıp gidiyor. Zaman ilerledikçe geride anlar, izler ve hatıralar bırakıyoruz. İnsan ömrü; tıpkı doğa gibi ilkbaharın tazeliğini, yazın coşkusunu, sonbaharın dinginliğini ve kışın sessizliğini içinde barındırıyor. Başlangıçta göz kamaştıran canlı tonlar, zamanla yerini daha yumuşak ve solgun renklere bıraksa da her dönem kendi ruhuyla, kendi güzelliğiyle değerli. Nasıl ki doğanın her mevsimi ayrı bir anlam taşıyorsa, insan hayatındaki her aşama da öyledir. Günün birinde, yaşanan onca şeyin ardından dönüp bakacak ve “Hayat bir düş gibiydi” diyeceğiz. O an geldiğinde her şey yaşanmış, geçmiş olacak; geriye yalnızca biriken anılar ve deneyimlerin bütünü kalacak.

Bu kitapta, yaşamı tüm içtenliğiyle kucaklayan; sevgiyi, emeği, üretmeyi ve paylaşmayı hayatının merkezine alan bir insanın yıllar içinde biriktirdiklerine tanıklık ediyoruz.

Makbule Abalı' nın kendi anlatımıyla, bu eser yalnızca yaşam öyküsü sunmakla kalmıyor; “insan olma” kavramına dair çok daha derin bir bakış açısı da paylaşıyor. Bana göre kitabın en güçlü yönü, her yaştan okura kendin olmanın, geçmişi sahiplenmenin, sevgiyle paylaşmanın ve üretmenin asla modasının geçmediğini; üstelik hiçbir zaman geçmeyeceğini hatırlatması.

Alzheimer hastası yakını olan çevremde çok insan tanıdım. Kişinin kendisi için de zor ancak aileler daha çok etkileniyor kanımca. Ben Avusturya' da pek Türkçe kitaplara ulaşamıyorum ama mutlaka okunmasını tavsiye edebileceğim bir kitap; çünkü Makbule hanımın kalemine çok güveniyorum. Ayrıca kitabının gelirini de Mersin Alzheimer Derneğine bağışlamış.


Sizler kitapçıların yolunu tutarken, ben de onu köpüklü bir Türk kahvesine davet ediyorum. 

Tüm kahve konuklarım: Kimler Geldi, Kimler Geçti




6 Yorumlar

Yorumlara link eklemeyiniz tıklanabilir link olan yorumlar yayınlanmaz. Please do not add your links in the comments; they will not be published. And please write only in Turkish, English and German.

  1. Merhaba çok sevgili Derya.
    Beni çok mutlu eden bir sürprizle karşılaştım bu akşam. Sade, yalın bir anlatımla, içtenlikle yazılmış, insanın gönül telini titreten bir yazı. Bu harika anlatıma kısa bir yorum yeterli olmayacak. Kısa bir mektup yazsam kabul eder misin?

    Psikolojik Danışman olarak çalışırken, göreve giderken evinin balkonunda, bir pastanede kahve içerek sohbet eden kişileri görünce çok hoşuma giderdi. Kamuda ve özel sektörde 34 yıl çok severek, işimi benimseyerek çalıştım. Anaokulundan üniversiteye kadar her kademede çocuk ve gençlerle ilgilendim. Halâ eğitim denince içimde bir heyecan duyuyorum inan.

    Güzel bir deyiş vardır, bilirsin: "Gönül ne kahve ister ne kahvehane/ Gönül bir dost ister, kahve bahane. Tesadüf, resimdeki kahve fincanlarının aynısı yuvamızda eşimle birlikte sabah kahvesini içtiğimiz fincanlardan. Küçük bahçemize bakan pencere ve çiçekler. Çok duygulandım. Sanki keyifle kahve içilecek zevkli bir ortam düzenlenmiş. Sezgilerin ne kadar güçlü.

    Küçücük bir bilgiyi düzeltmek isterdim; "Geriye Kalan" kitabım yeni değil. 2014 yılında basıldı. Gelirini gönülden Mersin Alzheimer Derneğine bağışladım. Halen satılmakta olan bir kitap. Keşke yeni bir kitabım daha olsaydı. Yeterince birikmiş yazım var ama, sanırım cesaretim yok.

    Yazmak benim için bir tutku adeta. Blogda yazmayı çok seviyorum. Senin gibi çok sevdiğim blog arkadaşlarımın motivasyonu, yazma isteğimi ve gücümü arttırıyor. Çok yönlü düzenlenmiş, çok yararlı konular içeren bloğunu büyük keyif alarak izliyorum. Emeğine, yüreğine sağlık.

    Kahve ikramını düşünmen büyük incelikti. Çok çok teşekkür ederim. Türkiye'ye geldiğinde evimizde birlikte kahve yudumlamak benim için de büyük mutluluk olur.
    Sevgilerimi ileterek kucaklıyorum canım.

    Makbule Abalı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yanıta ne yazacağımı bilemedim. Tarih hatası için özür dilemekle başlayayım 🙈. Müjde ablanın sayfasında yeni görünce öyle varsaydım ama hemen düzelttim. Ben de kahve içmeyi de kahve eşliğinde dost sohbetlerini de çok severim. Bu motif bana Türkiye'yi hatırlattığı için bu fincanları kayınvalidem hediye getirmişti, yıllardır kullanırız😊. Ben de sizin yazılarınızı severek okuyorum. Yazmaktan vazgeçemeyenlerdenim, çok konuya meraklı ve ilgili olduğum için bu sayfama da yansıyor. Kahve sohbetine hoş geldiniz, tam da sohbet oldu bu 😊. Sevgilerimle.

      Sil
  2. Çok severek okuduğum blog sayfalarından birisi Uçun Kuşlar.

    YanıtlaSil
  3. Selam Makbule Hanım'la yıllar önce Mersin Kitap fuarında tanıştık rehber öğretmen olduğunu bilmiyordum. Benim branştaşımmış . On yedi yıl felsefe grubu öğretmenliği 11 yıl rehber öğretmenlik yaptım. Makbule Hanımın güzel yazılarını okumakta ve takip etmekteyim. Sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
  4. eveeet öğretmenlerimizden ve blogunu da sevenlerden ne güzel yıllardır bizimle :)

    YanıtlaSil
  5. okuru bol olsun ☺️ makbule hanım'ın da bıraktığı yorumu çok beğendim.

    YanıtlaSil
Daha yeni Daha eski