3 Tem 2019

Carola Rackete - Sokak Hayvanları - Deli Kızın İç Dökme Seansları

Kaynak: Thestandart.at 

Aslında yaz tatilinde yazı yazmayı biraz azaltırım veya hatta ara veririm diye düşünmüştüm, ama bazen dünyada öyle şeyler oluyor ki; yani bu bu olan olaylara isyan ediyorum ve bu isyanlar artık kalbime sığmıyor bir yerlere bunları boşaltıp  deşarj olmam gerekiyor. Benim için de rahatlamanın en iyi yolu bloglarım olduğu için yine buraya yazmaya karar verdim.
Biliyorsunuz bir süredir Akdeniz'deki sığınmacılar geliyor ve çok sayıda insan da batan botlar nedeniyle korkunç şekilde can veriyor. Tabii tüm bu olanlar insan kaçakçılığı yapan çetelerin suçu. Hem insanlardan kaçırmak için para alıyor , hem ölüme gönderiyorlar. Caydırıcı olur diye denizden kurtarma gemilerinin yasaklanması tartışılıyor hatta Alman kaptan Carola Rackete, yardımcı olduğu; insanları boğulmaktan kurtardığı için İtalya'da tutuklandı biliyorsunuz. Sonradan serbest kaldı  ama zaman zaman bu konuda ikilemde kaldığım da oluyor.


Örneğin yani buraya gelip Avusturya' ya gelip veya işte bir yerlere gidip, Türkiye'ye gidip uyum sağlamayan; sağlamaya da çalışmayan taşkınlıklar yapan Suriyelilere veya başka sığınmacılara kızdığım oluyor, insan olarak rahatsızlık duyduğumda oluyor ama İnsanları bile bile kanunlar  işlesin diye, caydırıcı olsun diye boğulmaya terketmeyide anlayamıyorum. Tamam bu insanları kurtar, ama sığınma hakkı verme geri gönder veya güvenli bölgelere gönder. Kaçakçıların peşine düş.  Yani ne bileyim bunun başka çözümleri de olabilir ve bir insanı, ölmekte olan bir insanı kurtardığı için tutuklamayı da insanlık dışı buluyorum ve gerçekten bu tarz yaptırımlara isyan ediyorum.


Yani  bizim yasaları uygulamamızın, veya ülkelerin yasaları uygulamasının, yaptırımlar yapmasının, ikna edici olmasının yolu hiçbir şekilde insanları ölüme terk etmek olmamalı diye düşünüyorum yani gözümün önünde bir insan ölürken aman canım yasaları çiğnedi  zaten ölsün gitsin diye düşünmem mümkün değil bu tarz düşünenleri de gerçekten kınıyorum insan olarak.

hayvanlar

Bir de beni çok rahatsız eden son zamanlarda kafamı çok kurcalayan başka bir konudan da bahsetmek istiyorum. Petshoplardan satın alınıp, bakamayınca sokaklara bırakılan hayvanlar konusunu hep görüyoruz, yani hayvanların satılmasını gerçekten insanlık dışı olduğunu düşünüyorum bilemiyorum ben mi yanlış düşünüyorum bu konuda? Biz ne hakla onları  parayla satabiliriz ne bileyim veya satılsın diye yetiştirebiliriz?

sokak hayvanları-evcil hayvanlar

Ne kadar vahşi yaratıklarız biz insanlar? Dünyadaki canlılara ve dünyaya en büyük zararı biz insanlar veriyoruz. Bu konular benim aklımı o kadar çok meşgul ediyor ki hatta vejeteryan de olmayı düşündüm, yalnız başaramadım. Belki günün birinde bunu da başarabilirim gerçi et yerine, daha çok balık tüketiyorum deniz ürünleri tüketiyorum . Ha diyeceksiniz ki balık da hayvan ama tamamen bir türlü vazgeçemiyorum. İşte o da insanların geçmişten gelen, genlerimizde olan bir şey herhalde et tüketimi. Bunun dışında, yani açlığını gidermek zorunluluk dışında ne bileyim evde bakayım diye para verip hayvan almayı garipsiyorum açıkçası dünyada o kadar çok bakıma muhtaç sokaklarda ölen  hayvanlar var ki onları toplayıp hayvan barınaklarından edinebilir insanlar bir hayvan sahibi olmak istediklerinde. Bilmiyorum ben mi çok fazla takıyorum bu konuları, yoksa gerçekten doğru mu düşünüyorum insan olarak çok ikilemde kalıyorum siz ne dersiniz bilemiyorum Yani illa okunsun diye de yazmadım bunları sadece içimi dökmek, içimdeki isyanları biraz olsun yazıp rahatlamak istedim. Yazarken bile kafam çok karışık olduğu için yazım hataları yapmış olabilirim. Hatta heyecanım yazıya da yansımış olabilir. Kusura bakmayın. Kalın sağlıcakla.



10 yorum:

  1. Yazık ki dünyadaki herşeyi biz insanlar ellerimizle bu hale getiriyoruz.Yakıyoruz,yıkıyoruz,öldürüyoruz,satıyoruz,kirletiyoruz ve bunların hepsini hak görüyoruz....

    YanıtlaSil
  2. Sığınmacılar konusu Türkiye'nin kanayan yarası oldu Derya Hanım. Elbette ölmemeliler. Ama artık memleketlerine geri dönmeleri gerektiğini düşünüyorum.Geldiğimiz nokta içler acısı bir hal aldı. Soksk hayvanlarına gelince bir kap su bir kap mama diyerek bu uğurda yıllarca uğraşan biriyim. Mama su kaplarını tekmeleyenlerle az mücadele etmiyorum. Bu yüzden duygularınızı da anlayabiliyorum.İnsanoğlu zalim maalesef.

    YanıtlaSil
  3. Kedi, köpek parayla satışı kesinlikle YASAKLANMALI.
    O minik kafeslerde suyu, maması hemen yanında kum kutusu hastalanıyorlar:(
    Hele sıcaksa veya çok soğuksa..çoğu ölüyormuş bakımsızlıktan...
    Herkes sokaktan alsın ve ölene kadar baksın. Kuralı budur yok ölene dek bakamayacaksa almasın.

    Suriyeli, Afganlı, vs. hepsi gitsinnnnn Derya'cığım bu çok sinsi bir plan..bilerek getirildiler, maksat başka. Ülkenin demografik yapısını değiştirmek, Araplaştırmak, kaos yaratmak, çökertmek hatta belki iç savaş çıkartmak ikinci Libya, ikinci Suriye yapmak. ...:(

    YanıtlaSil
  4. Yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum canım. Bahçede benim de baktığım kedilerim var ve her sene minik yavrular katılıyor aramıza. Geçen sene bebeği isteyen bir aileye olmaz , bizim kedi ve daha küçük emiyor diye geri çevirdik. Fakat maalesef bebek kediyi kaçırdılar sonradan da öğrendim ki ölmüş. Kendi arzularını tatmin etmek için bir canlıyı annesinden ayırıp ölmesine sebep oldular. Bu tarz canlılara insan diyemiyorum maalesef :(

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Derya, kanayan yarama dokundun. Bildiğini sanıyorum bundan bir süre öncesine kadar vegandım. Ve vicdanen çok; ama çok rahattım. Daha sonra, kızımı kaybettiğim hamileliğimde maalesef tüm hormonlarım, duygularım, vücut kontrolüm yerle bir oldu. Onun hasta olduğunu öğrendiğimde, çevremin de 'et yemiyorsun süt içmiyorsun o yüzden' baskıları sonrası ne yazık ki hayvanları sömürmeye geri döndüm. Kızımı kaybettikten sonra tekrar hamile kaldım çok şükür ve oğlum ailemize katıldı. Bu hamileliğimde de şeker hastası olduğumu ve elime verilen beslenme listesine harfiyen uymazsam bebeğime zarar vereceğimi hatta onu kaybedebileceğimi söylediler. İlk kaybımın üzerine ve henüz kendine gelememiş bedenimle bu riski göze alamadım ve veganlığa da dönemedim. Fakat kırmızı et hiç tüketmiyorum, hayvansal ürünlerden de elimden geldiğince uzak durmaya çalışıyorum. Umarım -ne zaman bilmiyorum ama- bir gün yeniden, bu sefer daha kontrollü ve iradeli biçimde vegan olmayı umuyorum. Olmak isteyip de bunda güçlük çeken insanları anlamaya başladım bir yandan da. Böyle yetiştirildik, bedenimizin alışkın olduğu ve ilk fırsatta su yüzeyine çıkan alışkanlıkları var. Bu nedenle, bu defa inşallah altyapısını daha sağlam hazırlayıp vegan olacağım; çünkü gerçekten hayvanlara çektirdiklerimizi yüreğim kaldırmıyor. Oğluma da aklı erdiği andan itibaren gerçeği anlatacak ve hiçbir şeye zorlamadan seçimi ona bırakacağım. Hayalim, temennim hayvan sömürüsünü yeniden ve bu kez kalıcı olarak hayatımdan çıkarabilmek, o gücü kendimde tekrar bulabilmek...
    Kalbinde bu gelgitleri yaşayan, içinde bir yerlerde bu savaşı veren, biz yanlış yapıyoruz diyebilen herkesin de o gücü bulabilmesini diliyorum.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Sosyal konular üzerine kafa yormanızı, üzülmenizi, fikir üretmenizi çok değerli bulduğumu söylemeliyim öncelikle. Yazıda bahsedilen konulara gelince;
    dünyada savaş ve zulüm olduğu sürece insanlar o ortamdan başka ortama iltica ederler, biraz empati yapınca bunu anlamak mümkün. Keşke iltica edenler uyumlu olsa ve keşke karşılayanlar da önyargısız olarak çözüm üretebilse.
    Hayvan sevgisi de evine hayvan alıp sevmekten çok öte bir şey...ve aynı şekilde hayvanları korumak da vegan olmaktan çok öte bir şey. Çok teşekkür ediyorum farkındalık oluşturan bu yazı için.

    YanıtlaSil
  7. Keşke hep bu gibi konularla ilgili yazsak. Petshoplarda hayvan satılması olmasa keşke. O cam kutucukların içinde mıyıl mıyıl oturmuyorlar mı, görünce bana daral geliyor.Aslında bana hayvancıkların eve kapatılması da hoş gelmiyor.Bahçeli ev olabilir, hayvan bahçeye çıkıp oynasın mesela.Bir arkadaşım apartman dairesinden bahçeli eve çıkınca,''En çok köpeğim mutlu oldu'' demişti de bu konu oradan aklıma takılmıştı.
    Göçmenlerin botlarla resmen ölüme gönderilmesi dünyanın en acımasız hallerinden biri.Herkes daha iyi bir yaşam uğruna neleri göze alıyor. İsteseler gayet güzel çözüm bulurlar.Bir yerleri gidip bozuyorlar, sonra da oradaki insanlar kaçmaya başlıyor. DAHA diye bir film izlemiştim. Aklıma geldi tavsiye ederim.
    Bizde Suriyelilerden muzdarip hale geldik/getirildik. Umarım en kısa zamanda memleketlerine dönmeleri sağlanır.Ay yazdıkça yazasım geldi.Uzun mevzular Deryacım.
    Veganlığı hiç düşünmedim ,yapamam da zaten sağlık için her gıdadan almaktan yanayım.

    YanıtlaSil
  8. This situation is very complex because people from both soeze try to take advantage and gain form suffering. Giving asilum to these people cost lots of money for the countries where tey arrive and here in Italy I see many of them begging on the corners of the streets, waisting time and fooling around with smartphones but at the same time we shouldn't ignore the cry of help of those who really need help, those who are dying because of wars of famine. When people will start thinking that working and not looking for profit is what will save us, people will stop dying in vain.

    YanıtlaSil
  9. Ah Derya'cığım. Baştan sona katılıyorum yazdıklarına. Önce o; ülkelerinden herhangi bir sebeple kaçmaya çalışan insanların, denizlerde alabora olan teknelerden düştüklerinde kurtarılmalarına hangi vicdansızlar izin vermez anlamam mümkün değil. Suriyeliler tamamen yanlış politika nedeniyle etrafa salındılar ve Türkiye için büyük tehdit...
    Hayvan satılmasına da, geçici hevesle alınıp, hele bir de sokağa terk edilmesine çok tepkiliyim. Bir hayvan alınırsa ölümüne kadar bakılır. Kefareti büyüktür.
    Emeğine sağlık canım. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil

Whatsapp Düğmesi yalnızca Mobil Cihazda çalışır

Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazın ve Enter Tuşuna Basın