23 May 2018

Beyoğlu Anılarım - 13


Beyoglu-istiklal caddesi-tünel
Beyoğlu anıları. İstanbul.

Gazetede ilk işe başladığım gün çok heyecanlıydım. Eski püskü bir ofisti, tanımadığım bir sürü insan. Tuvalete kapanıp ağladığımı hatırlıyorum. Ama orası bana gerçek bir okul oldu. Daktilodan, sekreterliğe, redaksyondan, editörlüğe ve muhabirlikten muhasebe bilgilerine kadar bir sürü tecrübe edindim. Benim için unutulmaz ve çok keyifli yıllardı. Öğleden sonra saat 3 gibi işim bittiğinden, aksam 9lara kadar özel ders veriyor ve çeviriler yapıyordum eve erken gitmemek için. Oldukça iyi para kazanır duruma gelmiştim ama hala kendi hayatıma sürdürmeme yetecek miktar değildi. Sabırla evden ayrılacağım gün için para biriktirmeye başladım.
Liseyi bitirdiğim günün ertesi çalışmaya başlamıştım. Haftasonları da yine arkadaşıma Ada’ ya gidiyordum. Bu haftasonlarından birinde hayatımın aşkıyla tanıştım. Ama bu konuya girmeden önce biraz çalışmaya başladıktan sonra hayatımdaki değişimden bahsetmek istiyorum. Henüz lise yıllarında başladığım çalışma hayatı, bugüne kadar yetiştiğim otoriter ortamda bana bir özgürlük imkanı da sunmaya başlamıştı. İstanbul’ da tek başıma o yaşıma kadar gitmediğim her yere gitmeye başladım. Turistleri gezdirirken tabii sayısız kez Aya Sofya’ ya, Topkapı ve Dolmabahçe Saraylarına, Yerebatan Sarnıcına, Müzelere gitme imkanım oldu. Sadece gezdirdiğim insanlar için değil, benim için de ilginç gezilerdi bunlar. Ayrıca Kapalıçarşı ve Boğaz da gezdiğimiz yerlerdendi.


Daha sonra Beyoğlu’nda çalışmaya başlayınca İstiklal caddesi, Tünel, Karaköy, Tepebaşı’ nda girip çıkmadık yer bıkakmadım. Karaköy’ de hurdacılar çarşısının oralarda Baylan pastanesi vardı eski İstanbullu’ lar hatırlar. Oranın kasiyeri arkadaşım Tasula idi. Sıkça uğrar, nefis pastalardan alır ve meşhur limonatasından içerdim.
Tünel’ e emektar Tünel ile iner, köprüyü ise genelde hep yürürdüm. Her yürüyüşümde farklı bir açıdan bakardım denize, martılara ve balıkçı teknelerine... İstanbul gerçekten bambaşka bir şehir. Şimdi Türk kanallarına baktığımızda sürekli yeni yapılan şehir gibi sitelerin reklamı çıkıyor. Bu bizi hem şaşırtıyor, hem üzüyor. Şehrin tarihi ve nostaljik dokusunu bozduğunu düşünüyorum bu tarz sitelerin.
Bana o yıllardan kalan, aklımda kaldığınca gezip günlerimi geçirdiğim yerler. Hep hayıflanıyorum şimdiki gibi resim çekme alışkanlığı ve imkanımızın olmamasına. Aklıma geldikçe bu yazılarımda bahsedeceğim. İlerde belki de bu yazdığım yerlerin hiç biri kalmayacak, en azından anılarda yaşasın.
İş hayatına dört elle sarılmıştım. Nihayet kendimi biraz olsun mutlu hissediyordum.

20 yorum:

  1. Yazınızı okurken eski İstanbul canlandı gözümde. Gerçekten o güzel, sakin İstanbul yok artık. Sürekli göç alıyor, trafik iyice beter oldu. Binalar üst üste yapılıyor. Nefes almak zorlaşıyor. Benim oturduğum Fenerbahçe en güzel semt fakat buranın da dokusu değişti. Bunlara rağmen insan kopamıyor İstanbul'dan. Yazınız da çok güzel olmuş gerçekten. Kaleminize sağlık 😊 💙

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Icinde yasarken ayri disardan ayri. Simdi gelsem yapabilirmiyim bilmem. Benim yasadigim yer cok kücük ve sakin 😊

      Sil
  2. Eken çalışmaya başlamak özgürlik oluyor gerçekten. Ben de liseyi bitirir bitirmez başladım çalışma hayatına , üniversiteyi de hem çalıştım hem okudum:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem ozgürlük hem tecrübe 😊

      Sil
  3. İstanbul plansızca yapılan sitelerin ve oldu bittiye getirlen rezidansların kurbanı oldu son yıllarda. Öyle bir akıl tutulması ki tarihi yarımadanın siluetini bozacak kadar tacizkar. Onların yıkılıp dokunun eski haline getirileceği söyleniyor, olması gereken bu. Eski İstanbul'u yaşamış biri olarak çok şanslısın, çok eski değil tabi ama yine de çocukluk genç kızlık yaşlarınızın geçtiği dönem İstanbul ne güzelmiş.
    Yazmayı seviyorsunuz belki bir gün Beyoğlu anıları bir kitaba dönüşür:)
    Üzüldüğünüz kısımlarda ben de üzülüyorum ama çıkarımları ile artıya dönüştürülmüş yıllar sanırım.
    Çok sevgi ve selamlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Simdilik fazla yazmadim bilmiyorum kitap olacak kadar yazabilirmiyim. Ama arkadaslarimin okumasi da motive ediyor mutlu oluyorum 😊

      Sil
  4. Hayat ibren lehine dönmeye başlıyor galiba artık. Bir sonraki seriyi mekliyorum merakla :))

    YanıtlaSil
  5. İstanbul dipsiz kuyu aslında.. her dakika farklı bir duygu yaşatır. Bu şehri tepe tepe gezmekle ne iyi etmişsin Derya. Hem kalbinde, hem hatıralarında dolu dolu yaşıyor... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Iyi ki o dönemleri yasamisim diyorum 😊

      Sil
  6. İstanbul çok ç,rkin bir hal aldı, feribot ile yanaşırken bir gün baktım da resmen bina çöplüğü

    YanıtlaSil
  7. İstanbul'u çok fazla bilmem ama hayal meyal o zamanlar gözümde canlandırdığımda İstanbul daha güzel gözüküyor gözüme.
    Bazen kızarak, bazen üzülerek, bazen merak ederek okuyorum bu yazılarını senin. İyi ki yazıyorsun ♥

    YanıtlaSil
  8. Mücadeleye küçük yaşta başlamak.Bazı savaşçı hallerini kendime benzetiyorum,baya ortak yanımız var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslinda bunlar insani güclendiriyor 😊

      Sil
  9. Eski İstanbul yok artık :( En son gittiğimde, ki 1 ay olmadı henüz, her yerde çarşaflı kadınlar ve elleri tesbihli beyaz elbiseli Araplar gördüm :(
    Diğer yazını da şimdi okuyacağım, merak tavan...

    YanıtlaSil
  10. Şehirlerin tarihi atmosferini bozup modernleştirmek bir insanın ruhunu sökmek gibi...
    Ve bazen evde bulamadığımız huzuru işimizde bulabiliyoruz. Kendi hayatımdan kesitler görüyorum yazılarınızda.

    YanıtlaSil
  11. Eski İstanbul zamanlarını yaşamayı çok isterdim. Ama şu andaki İstanbul gerçekten çok zor.

    YanıtlaSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Start typing and press Enter to search