Keira Knightley ile Gurur ve Önyargı: Unutulmaz Bir Aşk Hikâyesi


Gurur ve Önyargı (Pride & Prejudice) benim için unutulmaz ve zamansız kitaplardan biridir. Jane Austen’ın ünlü romanından uyarlanan 2005 yapımı film, yalnızca romantik bir aşk hikâyesi anlatmıyor. Aynı zamanda gururu, önyargıları, aile ilişkilerini ve insanların birbirini gerçekten tanımasının ne kadar zaman alabileceğini gösteriyor.

Filmin başrolünde ise Keira Knightley var. Knightley’nin canlandırdığı Elizabeth Bennet, hikâyenin kalbinde yer alıyor ve filmi bu kadar özel yapan karakterlerden biri hâline geliyor.



Elizabeth Bennet: Dönemine Göre Farklı Bir Kadın

Elizabeth Bennet'i tanıdığımız ilk andan itibaren onun diğer genç kadınlardan biraz farklı olduğunu hissediyoruz. Zeki, neşeli, kendine güvenen ve düşündüklerini söylemekten çekinmeyen bir karakter.

Üstelik yaşadığı dönemde bir kadının hayatıyla ilgili kararları kendi başına vermesi pek kolay değil. Evlilik, aşk kadar hatta çoğu zaman aşktan daha fazla, maddi güvence ve toplumdaki konumla ilgili. Elizabeth ise yalnızca rahat bir hayat sürmek için sevmediği biriyle evlenmeyi kabul etmiyor.

Bence Keira Knightley'nin Elizabeth yorumunu güzel yapan da tam olarak bu. Elizabeth'i kusursuz bir karakter gibi göstermiyor. Onun da yanlış kararları ve önyargıları var. Fakat bütün bunlara rağmen kendi düşüncelerinin arkasında duruyor.

Knightley'nin enerjik ve doğal oyunculuğu da Elizabeth'i seyirciye çok yakın hissettiriyor. Onun gülüşlerinde, bakışlarında ve özellikle Darcy ile karşı karşıya geldiği sahnelerde karakterin duygularını çok net görebiliyoruz. Modern rollerden ziyade onu tarihi filmlere daha çok yakıştırıyorum. 

Elizabeth ve Darcy'nin Bitmeyen Çekişmesi

Filmin en sevdiğim taraflarından biri şüphesiz Elizabeth ve Darcy arasındaki ilişki.

İlk karşılaşmalarından itibaren birbirlerinden pek hoşlandıklarını söylemek mümkün değil. Darcy, Elizabeth'e karşı oldukça mesafeli ve kibirli davranıyor. Elizabeth ise bu tavrı hemen fark ediyor ve Darcy hakkında olumsuz bir düşünceye kapılıyor.

Buradan sonra işler biraz daha karmaşık hâle geliyor.

Elizabeth, Darcy'yi tanımadan onun hakkında bir yargıya varıyor. Darcy ise kendi gururunun ve toplumsal konumunun etkisiyle Elizabeth'e karşı gerçek duygularını kabul etmekte zorlanıyor.

Aslında filmin adı da bu ilişkiyi çok güzel özetliyor: gurur ve önyargı.

İkisi de birbirini yanlış anlıyor. İkisi de kendi doğrularına fazlasıyla güveniyor. Fakat zaman geçtikçe birbirlerini tanımaya başladıklarında, ilk izlenimlerinin gerçeği yansıtmadığını fark ediyorlar.

Bu yüzden Elizabeth ve Darcy'nin aşkı bana göre filmin en güzel yanı. Çünkü bu, ilk görüşte başlayan kusursuz bir aşk değil. Aksine, birbirini tanıyarak ve kendi hatalarını fark ederek gelişen bir ilişki.




Filmin Romantik Atmosferi

Gurur ve Önyargı' yı yalnızca hikâyesi için değil, atmosferi için de seviyorum.

İngiltere'nin yemyeşil manzaraları, eski malikâneler, balolar, kostümler ve dönemin yaşam tarzı filme masalsı bir hava katıyor. Ancak film hiçbir zaman fazla yapay veya uzak hissettirmiyor. Tam tersine, karakterlerin günlük hayatına oldukça doğal bir şekilde yaklaşıyor.

Özellikle Elizabeth'in doğayla iç içe olduğu sahneler filmin ruhunu çok güzel yansıtıyor. Sanki karakterlerin duyguları da çevrelerindeki manzaralarla birlikte değişiyor.

Bir de filmin müzikleri var. Dario Marianelli'nin hazırladığı müzikler, özellikle romantik ve duygusal sahnelerde filmin etkisini daha da artırıyor. Bazı sahnelerde müzik konuşmalardan daha fazla şey anlatıyor.

Keira Knightley'nin Elizabeth Bennet Yorumu

Keira Knightley'nin performansı, filmin en güçlü taraflarından biri.

Elizabeth'i yalnızca aşık olan genç bir kadın olarak görmüyoruz. Onun ailesiyle ilişkisini, geleceğiyle ilgili endişelerini ve toplumun beklentileriyle nasıl mücadele ettiğini de izliyoruz.

Üstelik Elizabeth'in güçlü olması, duygularını hiç göstermediği anlamına gelmiyor. Tam tersine, zaman zaman kırılıyor, yanılıyor ve kendi düşüncelerini sorgulamak zorunda kalıyor.

Bence karakteri bu kadar gerçek yapan da bu. Elizabeth güçlü ama mükemmel değil.

Keira Knightley de bu dengeyi oldukça başarılı bir şekilde yakalıyor. Oyunculuğundaki doğallık sayesinde Elizabeth, 19. yüzyılda yaşayan bir karakter olmaktan çıkıp günümüzde bile kendimizi yakın hissedebileceğimiz birine dönüşüyor.

Bu performansıyla Knightley, En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar adaylığı da aldı.



Peki Bu Film Neden Hâlâ Bu Kadar Seviliyor?

Bence bunun en büyük nedeni, hikâyenin eskimemesi.

Aradan yüzlerce yıl geçmiş olsa da insanların birbirini yanlış anlaması, ilk izlenimlere göre karar vermesi, gururuna yenilmesi ve gerçek duygularını kabul etmekte zorlanması hâlâ hayatımızın bir parçası.

Elizabeth ve Darcy'nin hikâyesi de tam olarak bunu anlatıyor.

Bazen bir insan hakkında verdiğimiz ilk karar tamamen yanlış olabilir. Bazen karşımızdaki kişiyi gerçekten tanımadan onun hakkında bir fikir oluşturabiliriz. Ve bazen de sevdiğimiz kişiye ulaşabilmek için önce kendi hatalarımızı kabul etmemiz gerekir.

Bu yüzden Gurur ve Önyargı, sadece romantik bir dönem filmi olarak kalmıyor. Aynı zamanda insan ilişkileri üzerine düşündüren bir hikâyeye dönüşüyor.

Son Birkaç Söz

 Gurur ve Önyargı, Keira Knightley'nin en sevilen rollerinden biri olan Elizabeth Bennet sayesinde bugün hâlâ hatırlanan filmlerden biri.

Elizabeth ve Darcy'nin birbirlerine karşı duydukları o karmaşık hisler, filmin romantizmini sıradan bir aşk hikâyesinden çok daha özel bir yere taşıyor. Onları izlerken bazen kızıyor, bazen gülümsüyor, bazen de "Artık birbirinize söyleyin şu duygularınızı!" diye düşünüyorsunuz.

Ama belki de filmin güzelliği tam olarak burada.

Aşk hemen başlamıyor. Önce gurur devreye giriyor, sonra önyargılar ortaya çıkıyor. İki insanın birbirini gerçekten görebilmesi için bütün bunların aşılması gerekiyor.

Ve filmin sonunda geriye yalnızca güzel bir aşk hikâyesi değil, insanın hem karşısındaki kişiyi hem de kendisini tanımasının ne kadar önemli olduğunu anlatan zamansız bir hikâye kalıyor.

Keira Knightley'nin Elizabeth Bennet'i ve Matthew Macfadyen'in Darcy'siyle Aşk ve Gurur, romantik film seven herkesin en az bir kez izlemesi gereken filmlerden biri.


Inkheart- Kitaplardan Sinemaya

Yorum Gönder

Yorumlara link eklemeyiniz tıklanabilir link olan yorumlar yayınlanmaz. Please do not add your links in the comments; they will not be published. And please write only in Turkish, English and German.

Daha yeni Daha eski