“It Ends With Us” Filmi: Büyük Beklenti, Büyük Tartışma

 Colleen Hoover’ın çok satan romanından uyarlanan “It Ends With Us” filmi, daha vizyona girmeden büyük bir heyecan yaratmıştı. Kitabın dünya çapındaki popülaritesi, sosyal medyada oluşan güçlü hayran kitlesi ve başrolde yer alan ünlü oyuncular filmi son yılların en çok konuşulan yapımlarından biri haline getirdi. Ancak film gösterime girdikten sonra konuşulan sadece hikâyesi ve oyunculuk performansları olmadı — perde arkasındaki gerilimler ve hukuki süreç iddiaları da gündeme damga vurdu.

Konu ve Beklenti: Romandan Beyazperdeye Zor Bir Geçiş

“It Ends With Us”, romantik bir hikâye gibi başlayıp aile içi şiddet ve toksik ilişki döngüsü gibi ağır temalara uzanan bir anlatıya sahip. Bu yönüyle sıradan bir aşk filmi değil. Kitabı okuyanlar, karakterlerin iç dünyasının ve duygusal çatışmaların çok güçlü işlendiğini biliyor.

Ancak kitap uyarlamalarında sık görülen bir sorun burada da ortaya çıktı: Okurun zihnindeki karakter ile beyazperdedeki karakter her zaman örtüşmeyebiliyor. Bazı izleyiciler oyuncu seçimlerini çok beğenirken, bazıları karakterlerin ruhunun yeterince yansıtılmadığını düşündü. Bir de filmler kitapların derinliğine ulaşamayabiliyor ve yüzeysel kalabiliyor. Bu da örneğin Babygirl filmindeki kadın cinselliği ya da bu filmdeki aile içi şiddet gibi önemli konuların üstünkörü işlenmesine neden olabiliyor.

Oyunculuklar ve Atmosfer

Filmde duygusal sahnelerin yoğunluğu dikkat çekiyor. Başrollerdeki performanslar genel olarak ikiye bölünmüş yorumlar aldı. Bir kesim, oyuncuların travma ve ikilem anlarını güçlü verdiğini savundu. Diğer kesim ise bazı sahnelerin fazla yumuşatıldığını ve kitabın sertliğinin törpülendiğini düşünüyor.

Görsel dil ve müzik kullanımı ise çoğu izleyici tarafından başarılı bulundu. Film, dramatik tonu estetik bir çerçeveyle sunuyor — fakat bu da bazı eleştirmenlere göre hikâyenin sert gerçekliğini olduğundan daha romantik gösteriyor.

Başrollerde Gossip Girl dizisinden hatırlayacağınız Blake Lively, Justin Baldoni ve Brandon Sklenar var. Çok hoş bir kadın olsa da Blake çok iyi bir oyuncu değil bence. Bir de birkaç röportajını dinlemiştim, sürekli konuşuyor ve üste çıkmaya çalışıyordu ve bu ukala tavırları hiç hoşuma gitmedi. Baldoni' yi de pek beğendiğimi söyleyemem. Nitekim film sonrası ikisi mahkemelik oldu. Blake, Baldoni' yi cinsel istismar ve aşağılama ile suçladı. Sanırım sonuçta iş tatlıya bağlandı belki de PR çalışması idi. Artık bu tarz şeylere şaşırmıyoruz:)

Oyunculardan en çok Brandon Sklenar'ı beğendiğimi söyleyebilirim. Abartılı olmayan, doğal bir oyunculuk çıkarmış.

Tartışmalar ve Mahkemelik Süreç İddiaları

Filmin vizyon sonrası gündeme taşınmasının asıl nedeni ise perde arkasına dair ortaya atılan iddialar ve taraflar arasında büyüyen anlaşmazlık haberleri oldu. Başrol oyuncuları ve yapım tarafıyla ilgili hukuki süreçlere taşındığı söylenen anlaşmazlıklar, sosyal medyada hızla yayıldı.

Bu durum şunu bir kez daha gösterdi: Artık filmler sadece sanatsal ürün olarak değil, aynı zamanda birer gündem nesnesi olarak da tüketiliyor. İzleyici deneyimi, film dışındaki olaylardan doğrudan etkilenebiliyor.

Bazı seyirciler filmi bu tartışmalardan bağımsız değerlendirmek gerektiğini savunurken, bazıları da yaşananların filme bakışlarını değiştirdiğini açıkça dile getirmiş. Bence pekçok kişi de sırf bu tartışmalar yüzünden merak edip izlemiştir:)

Sosyal Medya Etkisi: Film mi Konuşuldu, Skandal mı?

“It Ends With Us” örneği, günümüz sinema dünyasında sosyal medyanın etkisini net biçimde ortaya koyuyor. Eskiden bir filmin kaderini eleştirmen yazıları ve gişe rakamları belirlerdi. Bugün ise kamera arkası söylentiler, oyuncuların açıklamaları, dava iddiaları ve set içi gerilim haberleri en az filmin kendisi kadar konuşuluyor.

Bu da bazen filmin mesajının gölgede kalmasına neden olabiliyor. Günümüzde sadece oyuncuların değil sıradan influencerların bile pr ekibi var. Ne gerçek ne uydurma bilemiyor insan.

Benim Yorumum: İzlenmeli mi?

Bir blog yazarı gözüyle bakarsam, “It Ends With Us” kusursuz bir uyarlama olmayabilir ama tartışma yaratan, düşündüren ve izleyicide duygusal tepki oluşturan bir film. Özellikle ilişkilerde güç dengesi, travma ve döngü kırma teması açısından önemli bir hikâye anlatıyor. Belki farklı oyuncularla verilmek istenen mesaj izleyiciye daha iyi ulaşabilirdi.

Perde arkasındaki tartışmalar merak uyandırıcı olsa da, filmi değerlendirirken eseri etrafındaki gürültüden ayırabilmek önemli. Kitabı okuduysanız filmi merak edeceksinizdir. Okumadıysanız bile yoğun duygusal dram seviyorsanız izleme listenize ekleyebilirsiniz — ancak bunun klasik bir romantik film olmadığını bilerek izlemek en doğrusu olacaktır.

Yorum Gönder

Yorumlara link eklemeyiniz tıklanabilir link olan yorumlar yayınlanmaz. Please do not add your links in the comments; they will not be published. And please write only in Turkish, English and German.

Daha yeni Daha eski