Nicole Kidman’ın başrolünde yer aldığı Babygirl, daha fragmanından itibaren izleyiciyi rahatsız edici bir psikolojik ve erotik derinliğe davet eden bir yapım olarak dikkat çekiyor. Filmi dün izledikten sonra, etkisinden hemen çıkamadığımı söyleyebilirim; ancak bu etki her anlamda olumlu değildi.
Film, temelde bir kadının bastırılmış arzuları, cinsel fantezileri ve içsel çatışmaları etrafında şekilleniyor. Nicole Kidman’ın canlandırdığı karakter, güçlü, başarılı ve dışarıdan bakıldığında “kontrollü” bir kadın profili çiziyor. Ancak film ilerledikçe bu kontrolün arkasında yatan kırılganlıklar ve arzular açıkça ortaya seriliyor.
Erotik Sahneler: Sanat mı, Zorlama mı?
Filmin en çok konuşulacak yönlerinden biri kuşkusuz yoğun erotik sahneler. Açık olmak gerekirse, bu sahnelerin fazlalığı beni zaman zaman rahatsız etti. Erotik anlatım, hikâyeyi derinleştirmek yerine bazı sahnelerde gereğinden fazla öne çıkıyor ve izleyici olarak “anlatılmak istenen duygu” ile “gösterilen görüntü” arasında bir dengesizlik hissi oluşuyor.
Elbette sinema, rahatsız edici duygular yaratma gücüne sahiptir ve bu her zaman olumsuz bir şey değildir. Ancak Babygirl’de erotizmin neredeyse filmin ana taşıyıcısı hâline gelmesi, karakterin psikolojik dünyasını anlamayı zaman zaman zorlaştırıyor. Hikâye, kadının iç dünyasını anlatmaktan çok, cinsel fantezileri üzerinden ilerlemeyi tercih ediyor.
Kadın Psikolojisi Üzerine Bir Film mi?
Film, kadın arzuları ve bastırılmış duygular üzerine bir anlatı kurmayı hedefliyor. Bu açıdan bakıldığında, cesur ve tartışmaya açık bir iş olduğu söylenebilir. Ancak benim için asıl soru şu oldu:
Kadının içsel yolculuğu gerçekten derinleştiriliyor mu, yoksa bu yolculuk yalnızca cinsellik üzerinden mi tanımlanıyor?
Bu yaklaşım, özellikle kadın karakterlerin sinemada hâlâ belirli kalıplar içinde ele alındığını düşündürüyor. Bir kadının iç dünyasının bu denli yoğun biçimde yalnızca cinsellik ekseninde anlatılması, bana göre eksik ve sınırlı bir bakış açısı sunuyor.
Kişisel düşüncem, filme sadece kadın psikoloji üzerinden değil de, insan psikolojisi olarak bakılması gerektiği. Sadece kadınların değil, erkeklerin de bu tarz fantezileri olabilir ve insanlar bunları bastırarak kurdukları düzenli yaşamı sürdürmeye kendilerini mecbur hissederek yaşayabilir.
Nicole Kidman’ın Performansı
Nicole Kidman’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Rolünü son derece cesur ve profesyonel bir şekilde taşıyor. Karakterin kırılganlığı, kararsızlığı ve içsel çatışmaları oyunculuğuyla izleyiciye geçiyor. Filmle ilgili rahatsızlık duyduğum noktalar olsa bile, Kidman’ın performansının güçlü ve etkileyici olduğunu inkâr etmek zor.
Nicole Kidman sevdiğim oyunculardan ve oyunculuğunu gerçekten başarılı bulduğum filmlerde de oynadı. Her ne kadar cesur sahneleriyle oldukça sansasyon yaratmış olsa da, oyunculuk bakımından ona biraz hafif kalan bir film olduğunu düşünüyorum. Bu arada pek çok filmini izlemiş olmama rağmen ne kadar az blogda bahsettiğimin de farkına vardım:)
Macera yaşadığı Samuel rolündeki Harris Dickinson' un da bazı sahneleri bana çok karmaşık geldi. Bir ne yapacağını bilmeyen halleri, şimdi şunu mu yapsak bunu mu yapsak tavırları, bir kendine çok güvenen maço tavrı bende karışıklık hissi yarattı. Gerçek hayatta olsa şefi konumundaki bir kadına bu kadar kolay yaklaşabilir miydi bu da ayrı bir soru işareti. Gerçi o da oldukça hasarlı bir ruh yapısını canlandırıyor, belki de normaldir böyle olması.
Antonio Banderas
Sonuç: Herkese Hitap Etmeyen Bir Deneyim
Babygirl, izleyiciyi konfor alanından çıkaran, tartışmaya açık ve kesinlikle herkesin seveceği bir film değil. Yoğun erotik anlatım ve hikâyenin neredeyse tamamen kadının cinsel fantezileri üzerine kurulması, benim gibi bazı izleyiciler için rahatsız edici olabilir.
Objektif olmak açısından bu güne kadar erkek oyuncuların sapkın cinsel fantezilerini konu alan pek çok film izlediğimizi kendime hatırlattım. Ancak o filmlerde de bir rahatsızlık duyduğum için kadın veya erkek gözüyle bakmadan kararımı verdiğim sonucuna vardım.
Yine de film, kadın arzuları, bastırılmış duygular ve toplumsal roller üzerine düşünmek isteyenler için izlenmeye değer bir deneyim sunuyor. Benim için bu film, “beğendim” ya da “beğenmedim” demekten çok, “sorguladım ve rahatsız oldum” diyebileceğim bir yapım oldu.
Ve belki de film, tam olarak bunu amaçlıyordur.
Not: Film 16 yaş ve üzeri için uygundur.


